Sosyal Medya

twitter facebook google

ATATÜRK DIYOR KI

 
"Hayattaki yegane üstünlüğüm, Türk doğmaktır!

Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki;

sinesinde yetistirerek basinin üstüne kadar çıkaracağı adamların

kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli'yi

çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin."
 

ATATÜRK DEVRİMLERİ

Cumhuriyetçilik

Türk Devrimi’nde cumhuriyetçilik ana ilke, esas değerdir. Cumhuriyetçiliğin özünde, devlet yönetim şekli olarak demokratik cumhuriyetin bir fazilet rejimi olduğunu benimsemek vardır. Cumhuriyet, Atatürk inkılabının bütününü temsil eden bir devlet ve hükümet şekli olarak değiştirilemez bir cevherdir. Egemenliği millete verme ve yönetimde milletin tek söz sahibi olması anlamına gelen bir ilkedir. Atatürk’e göre; “Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur”. Nitekim Atatürk, Türk Devrimi ile gerçekleşen büyük olayı, Türk Milleti’nin eseri olarak görmüş ve değerlendirmiştir. Bu nedenledir ki, Atatürk’e göre, Türk Milleti’nin yaratılışına, onuruna ve anlayışına en uygun yönetim şekli cumhuriyet yönetimidir. Cumhuriyet ilkesi gerek 1924 ve gerekse 1961 anayasalarında mecliste değiştirilmesi veya bir başka şekle sokulması teklif dahi edilemeyecek bir değer olarak korunmuş ve yerleşmiştir. Bu vasfı özelliğiyle cumhuriyet devlet düzen ve ideolojisinde şahsilik ve keyfiliğin hakim olmasını önleyen en sağlam teminattır.

Milliyetçilik

Cumhuriyetçi devlet yapısını koruyacak olan toplumun siyasi birlik şuuruna kavuşmuş pekişik bir bütün olması en temel amaçtır. Millet olma şuuruna gerçek anlamda Türkler, Türk Devrimi’nin sonucunda kavuşmuşlardır. Türk milliyetçiliği bir doktrin değildir. Tarihsel ve siyasal bir olaydır. Aşırı ırkçılıkla, emperyalizm ve faşizmle her hangi bir ilgisi yoktur. Türk Milliyetçiliği fikren, fiilen, hissen milli birliğe sahiptir.

Milliyetçilik ilkesinin anlamım Atatürk, Türk Ulusu’nu ve Türk’ü tanımlamak için söylemiş olduğu şu sözlerle belirtmiştir: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir”.

Atatürk Türk Milliyetçiliğini de şöyle açıklamıştır: “Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde yaşayan, Türk dili ile konuşan Türk kültürü ile yetişen, Türk ülküsünü benimseyen her vatandaş, hangi din ve mezhepten olursa olsun Türk’tür, Türk Milliyetçisidir”.

Halkçılık

“Halk” deyimi, çok daha geniş bir anlamı olan Milletin bugün yaşamakta olan bölümü için kullanılan bir deyimdir. “Halkın Egemenliği” deyimi de, daha geniş bir anlamda, “Millet egemenliği” olarak kullanılmaktadır. Anayasa’da belirtildiği gibi, yasa yapma, yürütme ve yargı hakları hep millete aittir.

Halkçılık ilkesi, sınıf esasını kabul etmez. Halk, meslek ve çalışma grupları olarak ayrılmıştır. Türk toplumu bir eşitlik dengesi içindedir. Ayrıcalıklı bir sınıf bilinci yoktur ve olamaz. Yasalar önünde, bütün yurttaşlar için kesin bir eşitlik öngörülür. Halkçılık, Milliyetçilik fikrinin bir sonucudur. Türk halkı birdir ve bir bütündür. Atatürk’e göre, Türk Milleti’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür.

Devletçilik

Sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmada daha çok akılcı metodu belirten bir esastır. Ekonomik alanda, özel sermaye kadar, devletin de yatırımcılığını öngörür. Bu ilke, devlet elindeki sermayenin başta altyapı olmak üzere, ülke kalkınmasına ayrılmasını arzular. Dış sermayeye, her iki tarafında yararına olmak koşuluyla ve ülkeyi bir sömürge durumuna düşürmemek kaydıyla karşı değildir. Komünist ülkelerdeki katı devletçilik anlayışıyla hiç bir ilgisi yoktur; bütünüyle ülke gerçeklerinden oluşturulmuştur.

Devletçilik ilkesi anayasada görüldüğü gibi, karma ekonomiye dayanmaktadır. Sosyal devlet anlayışının açık ve belirgin bir görünüşüdür. Devletçilik ilkesi, Türkiye’nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye’ye özgü bir sistemdir.

Laiklik

Atatürk, din ve dünya işlerinin ve özellikle dinle politikanın kesinlikle birbirinden ayrılmasını öngörmüştür. Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Atatürk, kendi düşünce yapısı içinde, dine karşı saygıyı öngörür. Düşünüşe ve düşünceye karşı olmayı kesinlikle reddeder. Bununla birlikte din ile devlet işleri kesinlikle birbirine karıştırılmamalıdır. Hiç bir kimse bir başka kişiyi ne bir din ne de bir mezhebi kabule zorlayamaz. Din ve mezhep kuralları, hiç bir zaman politikada bir araç olarak kullanılamaz. Laik anlayışta inançlara, dolayısıyla dine karşı gerçek bir saygı vardır.

Laiklik Türk Milleti’ne önemli çağdaş değerler kazandırmıştır:

Kişilerin dini inanç ve fikri özgürlüğünün yanı sıra, vicdan özgürlüğü ile itikat ve ibadet özgürlüğünü sağlamış, aynı zamanda ulusu ümmet olmaktan çıkarıp, millet olmaya yöneltmiştir. Milli birlik ve beraberlik duygusunun bilincine kavuşmak gibi değerler kazandırmıştır.

 İnkılapçılık

Türk Milleti’ni son zamanlarda geri bırakmış olan müesseseleri zorla yıkarak, yerlerine milletin en yüksek medeni icaplarına göre ilerlemesini sağlayacak yeni müesseseleri koymuş olmaktır. Atatürk; “Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun, bütün mana ve şekilleriyle uygar bir toplam haline getirmektir. Türk İnkılabı’nın temel prensibi budur” diyerek, inkılapçılık ile, Türk toplumunun ulaşacağı hedefi ortaya koymaktadır.

Türk İnkılabı’nın ne bir yaşı, ne de belli bir süresi yoktur; zira inkılap süreklidir.

Atatürk, ünlü tarihçi Yusuf Hikmet Bayur’un belirttiği gibi; “Atatürk inkılapları” deyimini iyi karşılamazdı. Onun yerine “Türk İnkılabı” diye yazar ve bu şekilde ifade edilmesini isterdi. Atatürk’e göre; Bu millette bu istek ve bu gelişme olmamış olsaydı, bu inkılabı yaptırmaya hiç bir kuvvet ve kudret kafi gelemezdi. O halde bu inkılap Türk Milleti’nin eseridir.

VIDEOLAR

Sorularınız için bizmle iletişime geçin

Bir ulusun ulus olmasının en önemli özelliklerinden birisi de ortak tarihe, ortak yazgıya sahip olmasıdır. Türkiye halkı, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde 19 Mayıs 1919 tarihinde dönemin emperyalist güçlerine karşı ya istiklal ya ölüm anlayışı ile Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış, 30 Ağustos 1922 tarihinde büyük bir askeri başarı göstererek bir mucize yaratmış ve vatana sahip çıkmıştır.

Bu gecemizde çok özel onur konuklarımız olacaktır.

T.C.Londra Büyükelçiliği Silahlı Kuvvetler Ataşeliği döneminden bugüne kadar aydınlanma mücadelemizde sadece bizlere değil , gerek yurt içi gerekse de yurt dışı ADD’lere büyük destek veren, E. Amiral gazeteci yazar Sayın Türker Ertürk ve eşi Özden Ertürk ile 18 Eylül 2016 tarihinde Dortmund’da dünyadaki Atatürkçüleri bir araya getirerek Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu’nun( ADDP) kurulmasına öncülük eden, Atatürkçü düşünce sisteminin dünya çapında anlatılması, öğretilmesi amacıyla Dortmun’da bu ateşi yakarak bu platformun sadece Türkiye için değil dünyadaki insanlık için bir ümit ışığı olacağına inancımızda bizleri yüreklendiren ADDP Başkanı , ADD Genel Merkez yönetim kurulu üyesi E.Diplomat Sayın Dr. Hakan Akbulut aramızda olacaklardır.Onur konuklarımızın bu gece yanımızda bulunarak dayanışma göstermesi, aydınlanma yolundaki mücadele ruhumuzu daha yükseklere taşımamıza ışık tutacaktır.

Kuruluşundan bugüne tüm çalışmalarıda Atatürkçü Düşünce Sistemi’ni pusula kabul eden İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneğini’nin kuruluşunun 20.yılında; Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu tarihten beri en karanlık, en tehlikeli günlerini yaşamakta, ülkemiz adım adım şeriatçı, tek adam ve tek parti faşizmine doğru yol almaktadır.Bu karanlık durumdan aydınlığa çıkışın ancak ve ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün yol haritasını takiple olduğunu unutmayarak ,19 Mayıs Ruhunu yeniden yaşatmak, millet olarak var oluşumuzun ışığını Londra’dan tekrar yakmak için tüm Atatürk ve Cumhuriyet sevdalılarını 19 Mayıs Cuma akşamı birlikte olmaya davet ediyoruz.

Gecemize ; Şefleri Baha Yetkin’in eşliğinde Hoş Seda Klasik Türk Müziği Korosu, Fasl-ı KEYF grubundan solist Melek Yalçın,ve Özgür Canyurt ve arkadaşları canlı müzik ile renk katacaktır. Programımız zengin menü ve sürpriz çekilişlerle devam edecektir.

Saygılarımızla.

Jale Özer / Başkan ve Yönetim kurulu üyeleri

Biletler: £35, öğrenciler için £25 olarak belirlenmiştir. Katılmayı arz eden tüm dostlarımız, aşağıdaki yöntemlerden birini seçerek ödemelerini yapabilirler. Bilet ücretine zengin menü ve alköllü içecekler dahildir.

İLETİŞİM:
E-POSTA: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.,
TEL: 07764654244, 07561101840, 07887485394

Yer: Grand Palace Banqueting Suite 242 High Road, London, N22 8JX

Tarih: 19 Mayıs 2017 Cuma, saat 19:00

Çek ile ödeme Hesap adı: ADD (UK)
Postalama adresi: 228A Kingsland Road, London, E2 8AX
* Çekin arkasına, bilet aldığınız kişilerin isim ve soyadlarını bildirmeniz rica olunur

İnternet banka havalesi
* Hesap adı: ADD (UK)
* Hesap numarası: 01017598
* Sıralama kodu: 40-51-98
* Referans: bilet aldığınız kişilerin isim ve soyadları

Yetkili satış noktaları
İADD Ofisi: 228A Kingsland Road, London, E2 8AX
Ofis açılış saatleri: Cumartesi 12:00 – 18:00 arası

23 NİSAN’DA YAŞASIN ÖZGÜR VE BAĞIMSIZ TÜRKİYE